10.03.2026
İFTARA KALAN --:--:--
  • İMSAK 05:53
  • GÜNEŞ 07:18
  • ÖĞLE 13:19
  • İKİNDİ 16:34
  • AKŞAM 19:11
  • YATSI 20:30
  • BIST 100

    15601,63%-0,65
  • DOLAR

    44,06% 0,08
  • EURO

    51,17% -0,15
  • GRAM ALTIN

    7315,80% 0,56
  • Ç. ALTIN

    11762,06% 0,00

Kurgu gerçeğe dönüştü ve gerçek bedenleri dönüştürdü

Barbie kendi adı ve kişiliğiyle ‘hazır’ olarak geldi, oyunu değiştirdi

980 OKUNMA
TARİH: 23.08.2023 03:37
Son Güncelleme: 23.08.2023 03:37

Kurgu gerçeğe dönüştü ve gerçek bedenleri dönüştürdü

Barbie kendi adı ve kişiliğiyle ‘hazır’ olarak geldi, oyunu değiştirdi

SAĞLIK 23.08.2023 03:37:00 980
Haberi Sesli Oku
Kurgu gerçeğe dönüştü ve gerçek bedenleri dönüştürdü

Barbie bebeğin üretilmeye başlanmasıyla mükemmellik imajının hayatımıza girdiğini belirten uzmanlar, bu durumun hayali bir kusurla uğraşıp durmak olarak adlandırılan beden algısı bozukluğuna yol açabildiği konusunda uyarıyor. Çocuğun oynadığı oyunun ve seçtiği oyuncakların kişiliğini şekillendirmede önemli bir yeri olduğunu söyleyen Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, Barbie’nin kendine ait pembe, eksiksiz ve kusursuz dünyasının, gerçek hayatta Barbie’ye benzeyen kişilerin ortaya çıkmasına neden olduğuna dikkat çekiyor. Kurgunun gerçeğe dönüşerek bedenleri dönüştürdüğünü ve Barbie bebek sendromunun ortaya çıktığının altını çizen Kilit, “Bu sorunu tek bir bebeği veya akımı çocuğumuzun hayatından çıkarmakla aşamayız.” diyerek çocukların gelişim aşamasında rol modellerin önemine vurgu yapıyor.

Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, Barbie’nin çocukların hayatına nasıl etki edebileceğini anlattı ve ailelerin bu etkiyi nasıl ortadan kaldırabileceklerine dair öneriler paylaştı. 

Barbie’nin kendine ait kusursuz bir dünyası var
Oyunun, çocuğun gelişiminin şekillenmesinde önemli bir rolü olduğunu belirten Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, en baştan itibaren çocuğun oynadığı oyunların ve seçtiği oyuncakların olgun bir yetişkinin kişiliğini şekillendirmekte de oldukça önemli olduğuna vurgu yaptı.
Barbie bebeğin üretime başladığında devrim yarattığını ve oyunun kendisini değiştirdiğini ifade eden Kilit, “Barbie bebek kendi adı ve kişiliğiyle ‘hazır’ olarak geldi. Barbie’nin kendine ait pembe, eksiksiz ve kusursuz bir dünyası vardı. Barbie yaşlanmadı, kırışmadı ve zaman ona acımasız davranmadı. Ne olursa olsun bebeğin hayatı aynı kaldı. Her zaman genç, kıvrımlı ve inceydi. Barbie'nin kıyafetleri ve aksesuarları yenilenmeye ve sürekli trendleri takip etmeye devam etti. Şu anda, onu stil trendlerinin yayıcısı olarak tanımlayan moda tasarımcıları bile mevcut.” dedi.

Kurgunun gerçeğe dönüşmesi Barbie bebek sendromunu ortaya çıkardı
Dünyaca ünlü markalar başta olmak üzere Barbie'yi ürün pazarı açısından arayan birçok moda markası bulunduğuna dikkat çeken Kilit, “Böylece Barbie ile birlikte güzellik kavramı evrensel bir hal aldı ve ideal bir güzellik biçimi haline geldi. Gerçek dünyada Barbie bebekle çarpıcı benzerlikleri olan Valeria Lukyanova örneğinde kişiler ortaya çıktı. Model, uzun boylu, sıska, ince, cam gibi mavi gözlü, uzun, düz ve sarı saçlı, uzun ve belirgin kirpikli, plastikleşmiş ciltli, büyük göğüslü ve karnı pürüzsüz ve inanılmaz derecede ‘zayıf’. Yaşamı, giyimi de Barbi’ninkine çok benziyor. Barbie imajına yapılan bu sahneleme, onun varlığının gerçek olup olmadığı sorusuna yol açtı. ‘Valeria Lukyanova gerçek mi yoksa gelişmiş bir teknolojinin ürünü mü? Piksel cinsinden bir vücut mu? Bedensiz mi?’ Bu şekilde kurgu gerçeğe dönüştü ve gerçek bedenleri dönüştürdü. Böylece küçüklüğünden beri Barbie bebekle oynayan kız çocuklarında Barbie bebek sendromu ortaya çıktı.” şeklinde konuştu.

Güzellik bakanın gözünde mi? Yoksa herkesin gözünde aynı mı?
“Güzelliği mükemmellikle karıştırdığımızda, artık gerçek yaşantılarımıza uğramayan bir alana geçeriz.” diyen Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, tek bir mükemmellik imajının bizi inanılan veya empoze edilen, hayali bir kusurla uğraşıp durmak olarak adlandırılan beden algısı bozukluğuyla karşı karşıya bırakacağına vurgu yaptı. Kilit sözlerine şöyle devam etti: 
“Bu durum da sağlık için gereksiz estetik operasyon ve uygulamaları, anoreksiya nevroza başta olmak üzere yeme bozuklukları, kaygı bozuklukları ve kaçınılmaz son olarak depresyonu beraberinde getirir. En büyük yanılgı, ‘güzellik bakanın gözünde mi yoksa herkesin gözünde mi aynı?’ Cevap: Bakanın gözünden… Güzellik algısı, güzellik anlayışı kişiden kişiye değişir, birinin çok güzel bulduğunu, başka biri dış görünüş olarak beğenmeyebilir. Ayrıca insanlar dış görünüşten mi ibarettir? İçsel beğenip beğenmediğimiz yanlarımız, jest, mimik, konuşma şeklimiz, beden ve konuşma dilimizi kullanmamız, hatta tek bir bakışımız, bunlar değil miydi beğenilerimizi etkileyen? Aslında hala böyle. O yüzden mükemmellik yok, mükemmel insan yok, mükemmellik ölümsüzlük ve teklik gerektirir. İnsansa ölüm ve farklılıklar üzerine dizayn edilmiş bir canlıdır. Bizleri eşsiz yapan benzerliklerimiz değil farklılıklarımızdır.”

Akımı ortadan kaldırarak değil, iyi rol model olarak sorunu çözebiliriz
Bu sorunu tek bir bebeği veya akımı çocuğumuzun hayatından çıkarmakla aşamayacağımıza dikkat çeken Kilit, “Modern çağı veya interneti, sosyal medyayı suçlayarak aşamayız. Mükemmellik insanlığın en başından beri ütopyasıdır ve öyle de kalacaktır. Zaten ütopyada gerçekte ulaşılamayacağı bilinen hedeftir. Bu yüzden tanrısaldır ve insan için geçerli değildir.” dedi. 
Çocukların gelişim aşamasında esas alınması gerekenin rol modeller olduğunun altını çizen Kilit, “Çocukların üst benlikleri öncelikle temelde anne, babalarının öğretileriyle ardından öğretmenler ve diğer rol modellerle gelişir. Sonrasında kendi beğenileri ve toplumun kurallarını bir araya getirecek, içsel ve dışsal olarak kendisi için en ideali bulacak, sosyal, akademik ve cinsel kimliklerini dengeli ve objektif bir şekilde oluşturacaklar.” diye konuştu.

Çocuk kendini kabullenebileceği bir hale getirilmeli
En ideali bulmanın ilk yolunun çocuğun yeterli özgüvenli olacak şekilde desteklenerek yetiştirilmesi olduğunu dile getiren Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, “Çocuğun özgüveni ne gereksiz şişirilmeli ne de gereksiz söndürülmeli. İlk andan itibaren insanın içsel ve dışsal olarak artı ve eksileriyle, daha yetenekli ve daha az yetenekli olduğu alanlarla, dış görünüşün farklılıkları ve bu görünüş farklılıklarının güzelliği öğretilmeli ve çocuklar bu doğrultuda yönlendirilmeli.” dedi.
Çocuğun artı ve eksileriyle, içsel ve dışsal olarak kendini kabullenebileceği ve yeterli görebileceği bir hale getirilebilmesi gerektiğini belirten Kilit, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bunun içinde elbette benzerlikleri dışlamadan ancak bunu bir saplantı haline getirmeden, farklılıklarımız üzerinden din, dil, ırk, cinsiyet, bir insan olarak içsel özellikler ve dışsal özelliklerimizde tam bir eşitliğe ulaşmayı hedeflemeliyiz. Böylece ütopyamız olan ancak önünde sonunda bizi hayal kırıklığına ve başarısızlığa, vaz geçmişliğe itecek olan tek bir mükemmel imajından kurtulabilir ve farklılıklarıyla mutlu ve eşit bir insanlık yaratabiliriz.” 

HABERLER

Uzun vadede ruh sağlığını olumsuz etkiliyor!

SOSYAL MEDYADAKİ EGZERSİZLER SAKATLAYABİLİR

“Çocuklarımızı Nasıl Koruyacağız?” Uzmanından Ailelere Kritik Uyarılar

İftar Sonrası Tatlı Tüketimine Dikkat

Ramazan’da Kilo Almadan Oruç Tutmak: Mesele İrade Değil, Metabolik Ritmi Korumak

Hareketsiz Yaşam Alarm Veriyor: Uzmanlardan Ofis ve Ev Çalışanlarına Kritik Uyarılar

Küçük iyilikler büyük mutluluklar getiriyor!

Ramazan'da sindirim sağlığını korumak için bu önerilere dikkat!

Sahur önemli!

“Bitter Çikolata Yaşlanmayı Yavaşlatıyor, Ancak Bilinçli Tüketilmeli”

KADIN HASTALIKLARINDA İZSİZ CERRAHİNİN 7 ÖNEMLİ AVANTAJI

İftarda hızlı ve aşırı yemek metabolizmayı zorluyor!

RAMAZAN AYINDA SAĞLIKLI BESLENMENİN İP UÇLARI

Göz damlası kullanmak orucu bozmaz

"Yerinde Duramayan Çocuk" Demek Asıl Sorunun Üzerini Örtüyor

HABERLER

SİYAD Sancaktepe’den Ramazan Sofrasında Birlik Mesajı

Fatma Nur Öğretmenin İsmi Çekmeköy’de Yaşatılacak

SANİAD geleneksel iftar programını Sarıgazi Mahalle Evi’nde gerçekleştirdi

Sancaktepe Kaymakamı Naif Yavuz İMES’in Sahur Programına Katıldı

Kaymakam Naif Yavuz TÜMBİR İftar Programına Katıldı

Toplumsal Sorunlara Dikkat Çeken Çağrı: “Çocuklarınıza Sahip Çıkın”

İYİ Parti Sancaktepe İlçe Başkanlığı’ndan Birlik ve Dayanışma İftarı

Sancaktepe'de Şehit Aileleri ve Gaziler Gönül Sofrasında Buluştu

Sancaktepe’de Yeşilay Haftası Coşkusu: Öğrenciler Sağlıklı Yaşam İçin Sahnedeydi

Öğretmen Fatma Nur Çelik Gözyaşlarıyla Son Yolculuğuna Uğurlandı

sahibinden.com, Türkiye Basketbol Milli Takımlar Ana Sponsoru Oldu

LÖSEV’DEN İSTANBUL’DA KOLİ KOLİ MUTLULUK

Uzun vadede ruh sağlığını olumsuz etkiliyor!

SOSYAL MEDYADAKİ EGZERSİZLER SAKATLAYABİLİR

SANCAKTEPE'DE AKSOYLAR DÜĞÜN SALONLARI 26 YILLIK TECRÜBESİ İLE HİZMET VERİYOR

  • Salı 12.3 ° / 6.2 ° Güneşli
  • Çarşamba 11.9 ° / 5.9 ° Güneşli
  • Perşembe 11.1 ° / 6.8 ° false
SİYAD Sancaktepe’den Ramazan Sofrasında Birlik Mesajı
Fatma Nur Öğretmenin İsmi Çekmeköy’de Yaşatılacak
SANİAD geleneksel iftar programını Sarıgazi Mahalle Evi’nde gerçekleştirdi
Sancaktepe Kaymakamı Naif Yavuz İMES’in Sahur Programına Katıldı
Kaymakam Naif Yavuz TÜMBİR İftar Programına Katıldı
Toplumsal Sorunlara Dikkat Çeken Çağrı: “Çocuklarınıza Sahip Çıkın”
İYİ Parti Sancaktepe İlçe Başkanlığı’ndan Birlik ve Dayanışma İftarı